1 Eylül 2011 Perşembe

Kpds ve Üds'de En Çok Kullanılan Prepositionlar

Kpds ve Üds gibi Bilimsel dil sınavına girecekler adayların en çok zorlandığı konuların başında prepositionlar gelmektedir.İngilizce'de prepositionlar hemen hemen bütün dil sınavlarındaki cümle ve paragraf yapılarında kullanıldığı için bu prepositionların ve bilhassa en çok çıkan prepositionların bilinmesi gerekmektedir.Bu yüzden sizler için özenle seçilmiş olan İngilizce Kpds ve Üds sınavlarında en çok çıkan 469 adet prepositionu sizlerle paylaşmaya karar verdik.Aşağıdaki yer alan prepositionları tercihinize göre kendi ezberleme stilinize göre bir şekilde ezberlemeniz gerekmektedir.Aksi takdirde başarılı olamazsınız.

1
abhorrent to
nefret etmek, tiksinmek
2
abreast of
yan yana, bir hizada
3
absent from
bir yerde bulunmayan, yok, ayrılmak
4
abstain from
kaçınmak
5
accompanied by
eşlik edilmek
6
account for
açıklamak, hesabını vermek
7
accrue to
artmak, çoğalmak
8
accuse of
suçlamak
9
accustomed to
alışkın olmak
10
acquainted with
aşina olmak, tanıdık olmak
11
adapted for
... için üzerinde değişiklikler yapılmış
12
adapted to
...e uyumlu
13
adapted from
...den adapte edilmiş
14
addicted to
...e bağımlı, müptela, çok düşkün
15
adjacent to
...e komşu, yakın
16
adjust to
ayarlamak, uyarlamak
17
adorned with
... ile süslenmiş
18
afflicted by
musallat olmak, ...ile başı belada olmak, ...den ızdırap çekmek
19
afraid of
...den korkmak
20
agree with so. on sth.
aynı fikirde olmak, kabul etmek
21
ahead of
önünde olmak
22
aim for
amaçlamak
23
akin to
...e benzer
24
alarmed at
...den paniklemiş
25
alike in
benzer, aynı, farklı
26
allergic to
..e karşı hassas
27
allotted to/for
...e ayrılmış, tahsis edilmiş, paylaştırılmış
28
amount to
...e varmak, toplamda ...etmek
29
angry with so.
kızgın
30
annoyed at sth.
bir şeye canı sıkkın, kızgın
31
annoyed with so.
birine kızmak
32
anxious about
endişelenmek, kaygılanmak
33
anxious for
çok istemek
34
apologise to so. for sth.
özür dilemek
35
appeal to so. for/against sth.
(bir yasa veya kararın değişmesi için) talepte bulunmak
36
applicable to
... uygulanabilir
37
apply to so. for sth.
başvurmak, müracaat etmek
38
appoint as/to v¹
tayin etmek, atamak
39
apprehensive about/for
tedirgin, kaygılı
40
appropriate for/to
...e uygun
41
approve of
onaylamak, uygun bulmak
42
argue with so. about sth.
birisiyle bir konuda tartışmak
43
arrange for/with so. to v¹
birisi için bir şey ayarlamak
44
arrest for
tutuklamak, yakalamak
45
arrive at
varmak, ulaşmak (küçük yerlere ve geçici olarak)
46
arrive in
varmak, ulaşmak (büyük yerleşim yerlerine)
47
ask about
sormak
48
ask for
istemek, dilemek
49
assign to
tahsis etmek, ayırmak, vermek
50
associated with
ilişkili olmak, bağlantılı olmak
51
assure of
temin etmek, garanti etmek
52
astonished at
şaşırmak
53
attach to
bağlantılandırmak, ilişkilendirmek
54
attentive to
bakmak, meşgul olmak, gitmek, devam etmek
56
aware of
farkında olmak
58
beg for
dilemek, yalvarmak, dilenmek
59
believe in
inanmak
60
beneficial for
faydalı olmak
61
benefit from
...den yararlanmak
62
bent on
eğri, kıvrık, aklına koymuş, kararlı
63
bereft of
.den tamamen yoksun olmak
64
bet on
bahse girmek, iddiaya tutuşmak
65
beware of
.den sakınmak
66
blame for
 suçlamak
67
blame on
 suçlamak (put)
68
blind to
kör etmek, gözünü kamaştırmak
69
boastful of
övünmek
70
bored with
.den canı sıkılmak
71
borrow from
.den ödünç almak, .den borç almak
72
bound for
(istikametine doğru) yola çıkmak
73
brilliant at
....da çok iyi olmak
74
burst into
patla(t)mak, kahkahayı salıvermek
76
busy with
 İle meşgul
77
call for
istemek, gerektirmek, uğrayıp almak
78
capable of
muktedir, elinden gelir
79
care about
istemek
80
care for
hoşlanmak, .den zevk almak
81
careful of
dikkatli, itinalı
82
careless about
 dikkatsiz
84
cautious of
ihtiyatlı, tedbirli
85
certain of
muhakkak, kesin, belli, emin
86
challenge to
meydan okumak, kavgaya davet etmek
87
chance of
talih, şans, olasılık, ihtimal
88
characteristic of
başkalarından ayıran, özel
89
charged for
ücret istemek
90
charged with
...den sorumlu
91
close to
kapatmak, tıkamak, bitirmek
92
comment on
hakkında yorumlamak
94
committed...to
kendini adamak
95
comparable to
mukayese edilebilir, karşılaştırılabilir
96
compatible with
uyumlu, .le uyumlu
97
compete against
 rekabet etmek
98
compete with
99
complain to..about..
.den şikayet etmek
100
compliment on
övmek, kompliman yapmak
101
composed of
birleştirmek, oluşturmak, .den oluşmak
102
concentrate on
konsantre olmak
103
concerned about
.den endişe etmek
104
condemn to
ayıplamak, kınamak, mahkum etmek
105
conductive to
.e yardım etmek, .e katkıda bulunmak
106
confess to
itiraf etmek, günah çıkarmak
107
confident of
.den emin
108
confine to
.e kapamak, .e hapsetmek
109
confuse with
karıştırmak, şaşırtmak, mahcup etmek
110
congratulate on
.den dolayı tebrik etmek
111
conscious of
.nın farkında olmak
112
consist of
.den oluşmak, ibaret olmak
113
consistent with
.ile birbirini tutan, uygun
114
content with
.den ile halinden memnun
115
contrary to
aksi, karşıt, zıt
116
contribute to
katılmak, bağışta bulunmak, yardım etmek
117
convenient for
 ...için uygun
119
convert to
.e çevirmek, dönüştürmek
120
convince of
ikna etmek
121
co-operate with
işbirliği etmek, birlikte çalışmak
122
co-ordinate with
aralarında düzen sağlamak, düzenlemek, ayarlamak
123
cope with
başa çıkmak, üstesinden gelmek
124
correspond with
.e uymak
125
count on
.e güvenmek, .e bel bağlamak
126
cover with
örtmek, kaplamak, gizlemek, kapamak
127
crash into
çarpmak
128
crazy about
.için deli divane olmak, çıldırmak
129
critical of
...konusunda eleştirel
130
criticise for
eleştirmek, tenkit etmek
131
crowded with
...ile kalabalık, dolu
132
cure of
tedavi, iyileşme; tedavi etmek
133
curious about
meraklı
134
cut into
bölmek
135
deaf to
kulak asmayan, dinlemeye isteksiz
136
deal with
ilgilenmek, hakkından gelmek
137
decide against
karar vermek, kararlaştırmak
138
decide on
bir şey yapmaya karar vermek, bir şey
139
dedicate to
adamak, vakfetmek
140
deficient in
eksik, yetersiz
141
delight in
.den zevk almak (sevindirmek)
142
delighted at
memnun
143
dependent on
.a bağlı, .e tabii
144
deprived of
.den mahrum etmek
145
derive from
.den çıkarmak, .den sonuç almak
146
describe as
tasvir etmek, betimlemek, anlatmak
147
descriptive of
betimsel, tasviri
148
deserving of
.ye/.ya layık, müstahak
149
despair of
.den umudunu kesmek
150
deter from
korkutarak vazgeçirmek, çıldırmak
151
devoid of
.den yoksun
152
devote to
adamak, vakfetmek
153
die for
.için canını vermek
154
differ from
.den farklı olmak, .den ayrı fikirde olmak
155
differ in
.den farklı olmak, .den ayrı fikirde olmak
156
diligent in
çalışkan, gayretli
157
disappointed with
hayal kırıklığına uğratmak, düş kırıklığı
158
discourage from
cesaretini kırmak, engel olmak
159
discriminate against
ayırt etmek, farklı muamele etmek, taraf tutmak
160
disgusted at
bir şeyden bıkmak, tiksinmek
161
disgusted with
bir şeyden bıkmak, tiksinmek
162
distinct from
ayrı, farklı, açık, belirgin
163
distinguish between
ayırmak, ayırt etmek, seçmek
164
distinguish from
ayırmak, ayırt etmek, saçmak
165
divide into
taksim etmek, bölmek, ayırmak
166
divorced from
boşamak, boşanmak, ayrılmak
167
draw on
cezbetmek, çizmek, almak
168
dream about
rüya görmek, hayal etmek
169
dream of
rüya görmek, hayal etmek
170
dressed in
giydirmek, giyinmek, süslenmek, donatmak
171
eager for
pek istekli, can atan
172
efficient at
tesirli, etkili, muktedir
173
eligible for
seçilebilir
174
embark on
girişmek, başlamak
175
emerge from
çıkmak, .den ortaya çıkmak, .den çıkmak
176
end in
son vermek, öldürmek
177
endowed with
vermek, bahşetmek, ihsan etmek, vakfetmek
178
engaged to
ücretle tutmak, çekmek
179
enthusiastic about
coşkun, şevkli, hevesli
180
entitle to
.meye hak kazanmak, .mek hakkını vermek
181
envious of
gıpta etmek, kıskanmak
182
equal to
eşit, aynı hizada, aynı seviyede
183
equipped with
.ile donatmak
184
essential to
esaslı, öz, başlıca, gerekli, zorunlu
185
excellent at/in
...da mükemel
187
exchange for
.ile değiş tokuş etmek
188
exclaim at
kızmak, haykırmak, bağırmak
189
exclude from
kabul etmemek, .e engel olmak, önlemek
190
exclusive of
özel, başkalarını hariç bırakan
191
excuse for
kusura bakmamak, maruz görmek
192
exempt from
.den istisna etmek, .den muaf tutmak
193
exposed to
maruz bırakmak, meydana çıkarmak
194
fail in
başarısız olmak
195
faithful to
sadık, vefalı, yanlışsız, doğru
196
familiar to
bildik, aşina, tanıdık, alışılmış, olağan
197
familiar with
bilen, bildik, tanıdık, aşina, alışılmış, olağan
198
famous for
...ile ünlü, meşhur
199
far from
...de uzak (düşünsel olarak)
200
favourable to
elverişli, müsait
201
fearful of
korkunç, müthiş, endişe içinde
202
fed up with
bıkmak, usanmak, sıkılmak
203
feed on
.ile beslenmek
204
feel like
.gibi hissetmek, canı istemek
205
fight against
...e karşı savaşmak
206
fight for
...için savaşmak
207
filled with
.ile doldurmak, .ile dolmak
208
fit for
.e yaramak, .in ehli olmak
209
focus on
...e odaklanmak
210
fond of
.e düşkün
211
forgetful of
unutkan
212
fortunate in
talihli, şanslı, hayırlı, uğurlu
213
free from
.den serbest bırakmak, .den tahliye etmek
214
free of
.den serbest bırakmak, .den tahliye etmek
215
friendly to
dost, dostça
216
full of
doldurmak
217
furious about
şiddetli, azgın
218
furious with
şiddetli, azgın
219
furnished with
.ile döşemek
220
gain by
kazanmak, fayda veya çıkar sağlamak
221
generous with
cömert, yüce gönüllü, bol
222
get rid of
başından atmak
223
gifted with
hediye, armağan vermek, gifted:yetenekli
224
given to
.ya düşkün, .ya müptela
225
good at
iyi, güzel, yararlı
226
grateful to...for
birine bir şey için minnettar olmak
227
guilty of
kusurlu, bir yasayı çiğnemiş veya ahlaksal bir kurala uy.
228
happen to
tesadüfen...mek
229
happy about
.den memnun olmak
230
hear about
.den haberi olmak, .
231
hear from
..den mektup almak
232
hear of
.duymak
233
help with
birisine gerektiği zamanda yardım etmek, yardım elini uzatmak
234
hide from
.den gizli tutmak
235
hinder from
birisinin bir şey yapmasını engellemek
236
honest with
dolaysız, içten, gerçekleri saklamayan
237
hopeless at
çok kötü, yeteneksiz, yetenekten yoksun
238
hostile to
düşmanca saldırgan, nefret gösteren
239
identical to
benzer, aynı, tıpa tıp benzeyen
240
ignorant of
.den habersiz
241
ill with
.ile hasta, .den hasta
242
important to
önemli, mühim
243
impressed with
...den etkilenmiş
244
inconsiderate of
düşüncesiz, saygısız, başka insanların düşüncesine önem vermeyen
245
inconsistent with
(düşünceler ve konular hakkında) aykırı,bağdaşmayan
246
inconvenient for
uygunsuz, münasebetsiz, rahatsız edici, zahmetli
247
incumbent on
yapılması gerekli olan, birinin üzerine düşen, vacip
248
indebted to
derinlemesine, ayrıntılı, kapsamlı
249
indifferent to
ilgisiz, kayıtsız, umursamaz, dikkatsiz
250
indignant at
öfkeli, kızgın, içerlemiş
251
indispensable to
zorunlu, lüzumlu, vazgeçilmez, onsuz olunmayacak kadar önemli
252
indulge in
bir şeye düşkün olmak
253
infer from
bir şeyden anlam çıkarmak, sonuç çıkarmak
254
inferior to
ast, ast düzeyde, alt konumda
255
infested with
(zararlı, istenmeyen şeyleri) sarmak, bürümek, örtmek
256
inform about
bildirmek, söylemek, haber vermek, haberdar etmek
257
inform of
bildirmek, söylemek, haber vermek, haberdar etmek
258
innocent of
.den masum olmak
259
inquire about
sormak, bilgi istemek, araştırmak, soruşturmak
260
insist on
(karşı çıkıldığında) diretmek, direnmek
261
instil in
yavaş yavaş aşılamak, birine yavaş yavaş bir şeyi aşılamak
262
insure against
birisini veya bir yeri sigorta etmek
263
intent on
dikkatli, gayretli, niyetli, kararlı
264
interfere with
yolunu kesmek, bir şeyin olmasını engellemek
265
intimate with
yakın, sıkı fıkı, içlidışlı, samimi, candan
266
introduce to
tanıştırmak, birini birisiyle tanıştırmak
267
invest in
satın almak
268
involve in
işin içine karıştırmak, sokmak, bulaştırmak
269
irrespective of
bir şeye bakmaksızın, hesaba katmaksızın, göz önüne almaksızın
270
jealous of
kıskanç, elinde olanı tutmak istemeyen
271
judge by
karar vermek
272
keen on
.e düşkün, .e sever
273
kind of
tür, cins, aynı, benzer
274
kind to
tür, cins, aynı, benzer
275
late for
geç, gecikmiş, geç kalmış, zamanından sonra
276
laugh at
alay etmek, gülünç, değersiz veya eğlenceli olarak ele almak
277
lavish of
savurgan, eli bol, eli açık
278
lazy about
tembel, uyuşuk, çalışmayı sevmez
279
lead to
yol göstermek, kılavuzluk etmek
280
lean against
eğik durmak, yan durmak, dik olmayan bir halde durmak
281
lean on
eğik durmak, yan durmak, dik olmayan bir halde durmak
282
leave for
birisinin gözetimine veya sorumluluğuna bırakmak
284
let into
içeri girmek, girmesine izin vermek
285
liable for
(bir şeyi ödeme konusunda) sorumlu
286
liable to
bir şey yapmaya eğilimli
287
lie with
birisiyle yatmak, cinsel ilişkide bulunmak
288
limited to
sınırlamak, kısıtlamak
289
live on
hala yaşamak, yaşamaya devam etmek, sürdürmek
290
long for
arzulamak, istemek, özlemini çekmek
291
loyal to
(arkadaşlarına, ilkelerine, ülkesine) sadık
292
mad about
iyice düşkün, bir şeyin hastası, delisi
293
mad with
iyice düşkün, bir şeyin hastası, delisi
294
marvelled at
hayret etmek, şaşmak, şaşkınlık içinde kalmak
295
mean by
orta, vasat, vasati
296
mention to
anma, adını anma, adını zikretme
297
mindful of
düşünceli, dikkat gösteren, düşünen
298
mistake for
başkasına benzetmek, başkası sanmak
299
mistaken about
insanlar hakkında yanılmış, yanlış anlamış
300
mourn for
kederlenmek, birisinin ölümünden dolayı yas tutmak
301
natural to
doğaya ait
302
neglectful of
ihmalkar, ihmal alışkanlığında olan
303
negligent in
ihmalci, savsak, dikkatsiz
304
noted for
tanınmış, ünlü, meşhur
305
notorious for
adı kötüye çıkmış, dile düşmüş
306
obedient to
söz dinler, yumuşak başlı, itaatli
307
object to
karşı çıkmak, itiraz etmek, razı olmamak
308
obliged to
birisini minnettar bırakmak, müteşekkir bırakmak
309
obnoxious to
sevimsiz, tatsız, çirkin
310
obsessed with
.e takıntı yapmak
311
occupy with
oturmak, işgal etmek, elinde tutmak
312
occur to
bir fikrin insanın aklına hatırına gelmesi
313
operate on
ameliyat etmek, vücutta hasta yeri kesip açmak
314
oppose to
karşılaştırmak, kıyaslamak
315
opposite to
bir şeyin karşısında yüzüne bakar durumda
316
optimistic about
.hakkında iyimser
317
overwhelmed by
yenmek, bastırmak, ansızın su basması
318
overwhelmed with
yenmek, bastırmak, ansızın su basması
319
painful to
ağrılı, sızılı, acı veren
320
parallel to
paralel çizgi, yakın, benzer
321
participate in
katılmak, iştirak etmek, bir etkinlikte rol almak
322
patient with
sabırlı, dayanıklı, tahammüllü
323
pay for
bir şeyin cezasını çekmek, ceremesini ödemek
324
peculiar to
özgü, özel, has, mahsus
325
peer at
çok dikkatli veya sert bir biçimde bakmak
326
perish with
çürümek, bozulmak, mahvolmak, yok olmak
327
pernicious to
çok zararlı, fark edilmeyecek kadar zararlı
328
persist in
ısrar etmek
329
pertinent to
uygun, yerinde, münasip, görüşülmekte olan
330
plan on
tasarlamak, niyet etmek, planlamak
331
point at
parmakla yada sopa ile işaret etmek, dikkat çekmek
332
popular with
herkesin sevdiği, sevilen
333
praise for
övmek, methetmek, birisi hakkında hayranlıkla konuşmak
334
pray for
ibadet etmek, namaz kılmak, dua etmek
335
precious to
değerli, kıymetli, nadiren, nadir bulunan
336
prefer to
tercih etmek
337
preferable to
tercih olunabilir, yeğlenebilir
338
present with
armağan etmek, sunmak
339
prevent from
bir şeyin önüne geçmek, engel olmak
340
pride in
gurur, kibir, çalım, azamet, kendini beğenme
341
proficient in
becerikli, kabiliyetli, usta, bilgili
342
profit from
.dan kazanılan kür, kazanç, para
343
prohibit from
yasaklamak, men etmek, engel olmak
344
prompt in
birini bir şey yapmaya zorlamak
345
prone to
istemeyen bir şeye eğilimli, yatkın
346
protect from
bir şeyi örterek vs. zarar görmesini engellemek, .den korumak
347
proud of
gururlu, övünç duyulan
348
provide for
geçimini sağlamak
349
provide with
sağlamak, vermek, temin etmek
350
punish for
ceza vermek
351
qualified for
nitelikli, vasıflı, ehliyetli, yetişmiş
352
qualify as
belli düzeyde nitelik kazanmak
353
quarrel with...about
.ile …hakkında tartışmak
354
question of
sorun, mesele, çözümlenmesi gereken problem
355
quick at
çabuk, tez, hızlı, ivedi
356
reach against
karşılık vermek, tepki göstermek, karşı gelmek
357
reach to
ulaşmak, erişmek
358
reach...
ulaşmak, yetişmek
359
ready for
hazır, amade, kullanılmak üzere hazırlanmış
360
recognise as
tanımak, yasal veya gerçek olduğunu kabul etmek
361
recover from
iyileşmek, şifa bulmak, tez zamanda sağlığına kavuşmak
362
refer to
söz etmek, hakkında konuşmak, bahsetmek
363
refer to
atıfta bulunmak
364
refrain from
kaçınmak
365
regard as
birisini bir şeyi gibi düşünmek, kabul etmek, gözü ile bakmak
366
relevant to
konu ile doğrudan ilgili, belli bir amaca uygun
367
reluctant about
isteksiz, gönülsüz, ağırdan alan
368
reluctant to
isteksiz, gönülsüz, ağırdan alan
369
rely on
bir şeye veya bir şeyin olacağına güvenmek
370
remarkable for
dikkate değer, söz etmeye değer
371
remind about
birisine bir şeyi hatırlatmak, bir durumu anımsatmak
372
remind of
birisine bir şeyi hatırlatmak, bir durumu anımsatmak
373
replete with
(yiyecek ile) dopdolu, ağzına kadar dolu
374
reply to
yanıtlamak, cevap vermek, karşılık vermek
375
repugnant to
tiksindirici, tiksinti veren, iğrenç
376
rescue from
bir kötülükten veya tehlikeden kurtarmak
377
reserve for
(özel bir amaç için)ayırmak, çekilmek, terk etmek
378
resign from
istifa etmek, ayrılmak, çekilmek, terk etmek
379
respond to
(özel bir yara için) tedaviye tepki göstermek
380
responsible for
sorumlu, mesul, göz kulak olan
381
rest on
bir şeyin üstüne koymak, .e bağlı olmak
382
rest with
.ın sorumluluk alanında olmak
383
result from
bir şeyden kaynaklanmak
384
result in
bir şeyin sonuçlanmak
385
retire from
sessiz bir yere çekilmek, .den emekli olmak
386
reward for
ödül, mükafat, bir iş veya bir şey karşılığı olarak
387
rich in
belirtilen şey ile dopdolu
388
right about
hakkında doğru, dürüst
389
rob of
hırsızlık etmek, çalmak, soymak
390
rude to
kaba, ters, saygısız, terbiyesiz
391
sacrifice for
kurban etmek, bir şey için kurban olarak sunmak
392
satisfied with
mutlu etmek, tatmin etmek, hoşnut etmek, ödemek
393
scared of
.den korkmak
394
search for
aramak, araştırmak
395
secure against
güvenli, emin, emniyetli
396
secure from
güvenli, emin, emniyetli
397
send for
bir haber yada talimatı göndermek
398
sensible of
bilen, bilincinde olan, fark eden
399
sensitive about
duyarlı, hassas, kolay etkilenen
400
sentence to
yargıçların veya mahkemenin ceza vermesi, yargılanan
401
settle in
yeni bir yuvaya rahatça yerleşmek, yeni bir işe alışmak
402
shocked at
şaşırmış
403
shocked by
şaşmak
404
short of
tam olarak ulaşmayan, kıt
405
shout at
bir kimsenin yüzüne karşı bağırmak, bağırarak konuşmak
406
shout to
duyması için bağırmak
407
shy of
bir şeyi yapmaktan kaçınmak
408
sick of
bir şeyin aşırı fazlalığından bıkmış usanmış
409
skilful in
becerikli, kabiliyetli, usta, bilgili
410
slow at
bir konuda ağır olmak
411
smell of
pis kokmak, kötü kokmak
412
smile at
için için gülmek, bir şeyi aptalca bulmak
413
sorry about
.den üzgün
414
sorry for
.den üzgün
415
spend on
harcamak, tüketmek
416
stare at
gözlerini dikip bakmak, bakakalmak
417
startled at
korkutmak, ürkütmek
418
stem from
bir şeyden ileri gelmek, doğmak, .den kaynaklanmak
419
stop from
önlemek, engellemek, mani olmak
420
struggle for
şiddetle mücadele, boğuşma
421
submit to
uymak, razı olmak, boyun eğmek
422
subsequent to
sonraki, daha sonra gelen, izleyen
423
substitute for
vekil, yedek, birinin yerine bakan
424
succeed in
başarmak, muvaffak olmak
425
suffer from
hastalık vs gibi kötü bir şey geçirmiş olmak, çekmek
426
sufficient of
oldukça, kafi, yeterli
427
superior to
(insanlar ve eşyalar hakkında) bütün nitelikli, daha iyi olan
428
supply with
kullanması için birisine vermek
429
sure about
.den emin
430
sure of
.den emin
431
susceptible to
kolay etkilenir, çabuk etki altında kalan
432
suspect of
.den şüphe etmek
433
suspicious of
güvenmeyen, güven duymayan, kuşkulu
434
swear by
çok güvenmek, itimat etmek, değerine inanmak
435
sympathetic to
(towards) anlayışlı, insanın duygularını paylaşan
436
sympathise with
halden anlamak
437
tend to
eğilim göstermek
438
terrified of
ödü kopmuş, dehşete kapılmış
439
thank for
teşekkür etmek
440
thankful to
müteşekkir, minnet duyan
441
think of
olası bir plan yapmak, şöyle düşünmek
442
threaten with
tehdit etmek, göz dağı vermek, korkutmak
443
throw at
fırlatmak, atmak (siddet)
444
throw to
fırlatmak, atmak
445
tolerant of
dayanma, dayanıklılık
446
translate from
bir dilden başka bir dile çevirmek
447
translate into
bir dilden başka bir dile çevirmek
448
troublesome to
rahat vermez, bıktırıcı, baş belası
449
typical of
tipik, türüne özgü bir kümeye veya sınıfa ait
450
unaware of
habersiz, bir şeyin tarafı olmayan
451
uneasy about
huzursuz, .den rahatsız, tedirgin
452
unknown to
bilinmedik, tanınmayan
453
unprepared for
hazırlanmamış
454
useful for
yararlı, faydalı, kullanışlı
455
valid for
(nedenler ve kanıtlar hakkında) geçerli
456
vote against
.e karşı oy vermek
457
vote for
oy vermek
458
wait for
beklemek, ummak
459
warn about
uyarmak, ikaz etmek
460
warn against
461
warn of
462
weak in
zayıf, sağlıksız, güçsüz
463
weary of
yorulmak, bıkmak, usanmak
464
work on
çalışmak, çaba gerektiren bir işte bulunmak
465
worry about
.den endişe etmek
466
worthy of
bir şeye değer, layık, hak eden
467
write to
birine mektup yazmak
468
wrong about
bir konuda yanılmak
469
yield to
.e teslim olmak, .e boyun eğmek

.::PREPOSITIONS LIST OF VERBS / ADJECTIVES / NOUNS::.



Posted on 13:05 / 0 yorum / Devamını Oku
 
Copyright © 2011. İnternetten İngilizce Öğrenmek . All Rights Reserved
Home | Company Info | Contact Us | Privacy policy | Term of use | Widget | Site map
Design by Herdiansyah . Published by Borneo Templates